Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), idarelerin kamulaştırmasız el atma davalarında hükmedilen tazminatları ödemekten “karar henüz kesinleşmedi” gerekçesiyle kaçınamayacağına, bu durumun mülkiyet ve adil yargılanma haklarını ihlal ettiğine karar verdi. Kamulaştırmasız el atma tazminatında ödeme zamanı vatandaşın haklarının korunması açısından büyük önem taşımaktadır.
Kamulaştırmasız el atma davaları, idarenin özel mülkiyete hukuka aykırı şekilde müdahale ettiği durumlarda vatandaşın en temel hak arama yoludur. Ancak davayı kazanmak, mağduriyetin anında giderileceği anlamına gelmeyebiliyor. İdareler sıklıkla, ilk derece mahkemesinin verdiği tazminat kararını istinaf veya temyiz aşamalarına taşıyarak ve “kararın kesinleşmesini” bahane ederek ödemeleri geciktirme yoluna gitmektedir.
Kamu Denetçiliği Kurumu’nun (KDK) 16.04.2026 tarihli ve 2025/23464 başvuru numaralı emsal kararı, bu haksız uygulamaya son verecek nitelikte önemli tespitler içermektedir.

Uyuşmazlığın Özeti: İdarenin “Kesinleşme” Savunması
Söz konusu uyuşmazlıkta, Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından bir taşınmaza fiilen el atılması neticesinde mülk sahipleri tarafından Trabzon 3. Asliye Hukuk Mahkemesinde tazminat davası açılmış ve dava kabul edilerek tazminata hükmedilmiştir.
Hak sahipleri, mahkeme ilamına dayanarak icra takibi başlatmış, ancak idare mahkeme kararına karşı istinaf yoluna başvurduğunu ve incelemenin devam ettiğini belirterek ilama konu alacakları ödememiştir. Kısacası idare, “karar kesinleşmeden ödeme yapmam” diyerek Anayasal bir hakkın teslimini ertelemiştir.
KDK ve Anayasa Mahkemesi Ne Diyor?
KDK kararında, uyuşmazlığın çözümü için Anayasa Mahkemesinin (AYM) 30.06.2022 tarihli (E.2021/127, K.2022/85) iptal kararına geniş yer ayırmıştır.
Geçmişte, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun geçici 16. maddesi gereğince, belirli tarihler arasındaki kamulaştırmasız el atmalardan doğan tazminatların ödenmesi için kararın kesinleşmesi şartı aranıyordu. Ancak AYM bu kuralı iptal etmiştir. AYM’nin iptal gerekçesinde şu önemli ifadelere yer verilmiştir:
- Hukuka aykırı olarak mülkiyet hakkına müdahale edilmiş maliklerin tazminatlarının ödenmesinin geciktirilmesi hak sahiplerine aşırı bir külfet yüklemektedir.
- Bu durum, mülkiyet ve adil yargılanma hakkının ölçüsüz biçimde sınırlanmasına neden olmaktadır.
- Ödemelerin geciktirilmesi devlete olan güven duygusunu zedelemekte ve hukuki güvenlik ilkesini ihlal etmektedir.
Geciken Adalet ve Mülkiyet Hakkının İhlali
KDK, AYM ve AİHM içtihatları ışığında yaptığı değerlendirmede net bir sonuca varmıştır: İdarenin, tazminat davasında verilen kararın kesinleşmediği gerekçesiyle ödemeden kaçınması, malikin alacağına daha geç kavuşmasına sebebiyet vererek “mülkiyet” ve “adil yargılanma” hakkını açıkça sınırlamaktadır.
AİHM kararlarında da belirtildiği üzere, Devletin bir kurumu aleyhinde verilen mahkeme kararıyla ortaya konulan borcunu ifa etmemek için ekonomik kaynak yokluğunu mazeret olarak ileri sürmesi hukuken kabul edilemez. Mahkemece hükmedilen bedelin ödenmesindeki normal olmayan gecikmeler, paranın değer kaybetmesi göz önünde tutulduğunda, vatandaşları belirsizlik içinde bırakarak ağır maddi kayıplara neden olmaktadır.
Sonuç Olarak;
KDK, incelemesi sonucunda Karayolları Genel Müdürlüğüne mahkeme ilamına konu alacakların en kısa sürede ödenmesi hususunda tavsiyede bulunulmasına karar vermiştir.
Kamulaştırmasız el atma davaları niteliği itibariyle zaten vatandaşın üzerinde çeşitli yükümlülüklere sebep olmaktadır: uzlaşma başvurusu, yargılama giderleri, dava süreci, istinaf ve temyiz süreçleri, alacağın tahsili için gerekli işlemler. Vatandaş mülkiyetindeki taşınmazdan faydalanamadığı ve buna ilişkin tarafına herhangi bir bedel ödenmediği gibi bir de bu alacağı tahsil edebilmek için pek çok hukuksal işlemle uğraşmak zorunda kalmaktadır. Bu süreçlerin neticesinde davasını kazanan vatandaşa taşınmazın bedeli ödenmeyerek kesinleşmenin beklenilmesi özellikle yüksek enflasyonun olduğu dönemlerde önemli mağduriyetlere sebep olmaktadır. Bu mağduriyetlerin ortadan kalkması açısından idarelerin kamulaştırmasız el atma bedelini, KDK kararında belirtildiği üzere, ivedilikle ödemesi büyük önem taşımaktadır.

