TMK 1 sözleşme boşluğu

TMK 1 Işığında Sözleşme Boşluklarının Yorumu ve Doldurulması: Yargıtay 6. HD Kararı

Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1. maddesi, hukukun uygulanması ve kaynakları açısından Türk özel hukukunun temel yapı taşını oluşturur. Maddenin ikinci fıkrası, “Kanunda uygulanabilir bir hüküm yoksa, hâkim, örf ve âdet hukukuna göre; bu da yoksa kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verir” hükmünü amirdir. Bu kural, ticari hayatta taraflar arasında akdedilen sözleşmelerde ortaya çıkan ve “sözleşme boşluğu” olarak adlandırılan durumlarda da rehber niteliğindedir.

Bu yazımızda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 2025/22 E. ve 2025/2584 K. sayılı güncel kararı üzerinden, sözleşmede açık hüküm bulunmayan bir “tolerans süresi” hesaplamasında TMK 1 çerçevesinde hakimin boşluk doldurma yetkisinin sınırlarını ve Yargıtay’ın bu konudaki dinamik yaklaşımını inceleyeceğiz.

1. Davanın Özeti ve Uyuşmazlığın Kaynağı

Uyuşmazlık, bir Büyükşehir Belediyesi ile yüklenici firma arasında imzalanan 10 yıl süreli “Elektronik Ücret Toplama, Araç İçi Yolcu Bilgilendirme, Kamera ve Akıllı Durak Sistemi” işine ait eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.

Sözleşmenin ilgili maddesinde, kurulacak sistemin emre amadeliğinin (server uptime) %99,9’dan az olamayacağı, aksi takdirde kesinti yaşanan her bir saat için en yüksek saatlik ciro üzerinden cezai şart uygulanacağı kararlaştırılmıştır. Ancak sözleşmede, %0,1’lik tolerans oranının hangi zaman dilimi (günlük, aylık, yıllık veya 10 yıllık sözleşme süresi) esas alınarak hesaplanacağı açıkça düzenlenmemiştir.

Sistemde iki kez büyük çaplı kesinti meydana gelmesi ve idarenin yüksek miktarda cezai şart tahakkuk ettirmesi üzerine yüklenici, borçlu olmadığının tespiti (menfi tespit) davası açmıştır.

2. Derece Mahkemelerinin “Sözleşme Boşluğu” Yaklaşımı

Sözleşmede tolerans süresinin hesaplanacağı periyodun net olarak belirlenmemiş olması, hukuki anlamda bir sözleşme boşluğu doğurmuştur.

  • İlk Derece Mahkemesi: Türk Ticaret Kanunu (TTK) m. 1/2 yollamasıyla TMK m. 1/2 hükmünü dikkate almıştır. Olayda ticari bir örf ve adet bulunmadığını saptayan mahkeme, hakimin boşluk doldurma yetkisini kullanarak tolerans miktarının 1 yıllık periyot esas alınarak hesaplanması gerektiğine hükmetmiş ve davayı kısmen kabul etmiştir.
  • Bölge Adliye Mahkemesi (BAM): Taraf vekillerinin istinaf başvurularını esastan reddederek İlk Derece Mahkemesi’nin 1 yıllık periyot kabulünü yerinde bulmuştur.

3. Yargıtay’ın Hakimin Boşluk Doldurma Yetkisine İlişkin Sınırı ve Bozma Gerekçesi

Kararı temyiz incelemesine tabi tutan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, tarafların iradelerini ve sözleşmenin niteliğini göz ardı eden “soyut” bir boşluk doldurma yöntemini kabul etmemiştir.

Yargıtay, TMK 1 uyarınca bir sözleşme boşluğu doldurulurken, sözleşmenin tüm maddelerinin birlikte değerlendirilmesi ve işin niteliğinin esas alınması gerektiğinin altını çizmiştir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin Esaslı Gerekçesi: “Sözleşmenin tüm maddeleri birlikte değerlendirildiğinde sistemin 7 gün 24 saat esasına göre çalışır vaziyette olması gerektiği, yüklenicinin hak ettiği iş bedelinin günlük olarak ödendiği, arıza durumunda gün içinde hemen müdahale edilmesinin kararlaştırıldığı anlaşıldığından sözleşmenin 16.16. maddesinde düzenlenen %0,1’lik tolerans oranının günlük periyoda göre hesaplanması gerekmektedir.”

Yargıtay; kamu hizmetinin (toplu taşıma) aksamaması esasına dayanan, ödemelerin günlük yapıldığı ve 7/24 kesintisiz çalışması gereken bir otomasyon sisteminde, tolerans süresinin “yıllık” veya “10 yıllık” hesaplanmasının işin tabiatına aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu doğrultuda, boşluğun “günlük periyot” üzerinden doldurulması gerektiğine hükmederek yerel mahkeme kararını bozmuştur.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

TMK Madde 1, hakime kanun ve sözleşme boşluklarında geniş bir takdir ve kural koyma yetkisi tanır. Ancak bu yetki kullanılırken, tarafların farazi iradeleri, sözleşmenin amacı, işin ticari niteliği ve hayatın olağan akışı rehber edinilmelidir.

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin bu kararı, özellikle teknoloji, yazılım ve kesintisiz hizmet esaslı ticari sözleşmelerde meydana gelen boşlukların, sözleşmenin işletimsel ritmine (bu olayda günlük döngüye) uygun şekilde doldurulması gerektiğini net bir şekilde ortaya koymuştur. Sadece teorik bir yorumla 1 yıllık periyot seçilmesi, sözleşmenin taraflara yüklediği 7/24 kesintisiz hizmet borcunun ruhunu zedeleyeceğinden, Yargıtay’ın “günlük periyot” müdahalesi isabetli bir hukuki dinamizm örneğidir.

Bu kararın bir başka önemli tarafı ise, taraflar bir sözleşme akdederken en küçük ayrıntıların düşünülmesi ve mahkeme tarafından doldurulmasını gerektirecek boşluk bırakmamaya özen göstermeleri gerektiğidir. Eğer sözleşmede boşluk olursa aslında biz bu sözleşmeyi yaparken şöyle düşünmüştük demenin bir anlamı kalmaz. Bir bakıma sözleşmedeki yükümlülüklerin kaderi mahkemenin değerlendirmesine kalmış olur. Bu ise hiç beklenmedik zararlara yol açabilir ki yeri geldiğinde bu durum kişiler ve şirketlerin maddi anlamda ciddi zorluklar yaşamalarına sebep olabilir. Sözleşme akdedilmesi basit bir iş değildir. Her ihtimal düşünülmeli, taraflar arasında ileride sorun teşkil edebilecek meseleler belirlenmeli, hak ve yükümlülükler ile bunlara uyulmadığı takdirde nasıl bir uygulama yapılacağının sınırları net bir şekilde belirlenmelidir.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *