KDK’dan Asistan Hekimler İçin Emsal Karar: “Eşit İşe Eşit Ücret” İlkesi Çiğnenemez!

KDK’dan Asistan Hekimler İçin Emsal Karar: “Eşit İşe Eşit Ücret” İlkesi Çiğnenemez!

Sağlık sistemimizde yıllardır tartışılan konulardan biri; aynı işi yapan, aynı uzmanlık eğitimini alan ancak Sağlık Bakanlığı hastaneleri yerine Üniversite hastanelerinde kadrosu bulunan asistan hekimlerin daha düşük “Teşvik Ek Ödemesi” alması sorunudur. Asistan hekim maaş farkı konusu çalışanlar arasında eşitliğe aykırı bir duruma yol açmakta ve bu durum hukuka aykırılığa neden olmaktadır.

Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), 18/11/2025 tarihli ve 2025/18651 Başvuru Numaralı kararı ile bu adaletsizliğe “Dur” dedi. Kurum, üniversite hastanesindeki asistanın eline geçen net tutarın, Bakanlık’taki emsalinden düşük olamayacağını, düşükse aradaki farkın üniversite bütçesinden ödenmesi gerektiğini belirtti.

asistan hekim maaş farkı şeması

Olayın Özeti: “Aynı İşi Yapıyoruz, Neden Az Alıyoruz?”

Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’nde görev yapan bir asistan hekim, Sağlık Bakanlığı’na bağlı eğitim ve araştırma hastanelerindeki asistanların kendisinden daha yüksek teşvik ödemesi aldığını belirterek aradaki farkın ödenmesini talep etmiştir. Üniversite yönetimi ise; “Biz YÖK mevzuatına tabiyiz, kriterlerimiz farklı, birebir kıyaslama yapılamaz” diyerek talebi reddetmiştir.

KDK’nın Tespiti: “Kanun Açık, Fark Varsa Ödeyeceksin!”

Ombudsmanlık, yaptığı incelemede 2809 sayılı Yükseköğretim Kurumları Teşkilatı Kanunu’nun Geçici 3. maddesini hatırlattı. Bu maddeye göre; üniversitedeki asistanın eline geçen net para, Bakanlık’taki emsalinden az olursa, aradaki fark “hiçbir kesintiye tabi tutulmaksızın tazminat olarak” ödenmelidir.

“Angarya Yasağı” Vurgusu

KDK kararında önemli bir hukuki niteleme yaparak; aynı işi yapan ve döner sermayeye aynı katkıyı sunan personele, emsalinden daha az ücret ödenmesinin Anayasa’nın 18. maddesindeki “Angarya Yasağı”na aykırı olduğunu belirtmiştir.

Sonuç: Ne Karar Verildi?

KDK, idarenin takdir yetkisini keyfi kullanamayacağını belirterek iki önemli tavsiyede bulundu:

  1. Üniversiteye: Başvuran hekime, emsalinden eksik kalan tutarın hesaplanarak geriye dönük ödenmesi.
  2. YÖK’e: Uygulamadaki bu farklılığın giderilmesi ve benzer sorunların yaşanmaması için gerekli yasal/idari çalışmaların yapılması.

Kamu Denetçilği Kurumu’nun kararları niteliği gereği yargısal kararlar değildir yani bir hukuksal uyuşmazlıkta son sözü söylemez ancak önemli bir hukuksal konuma sahiptir. Kamu Denetçiliği Kurumu’nun bağımsız bir Anayasal kurum olması, kararlarının TBMM’ye raporlanması, kurumların iç denetimlerinde baskı unsuru oluşturması, idari davalarda yürütmeyi durdurma taleplerinde önemli bir gerekçe olarak kullanılması vb. özellikleriyle Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiye kararları bireylerin hak ve özgürlüklerinin korunması açısından kıymetlidir.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *