Vazife Malullüğü davalarında yıllardır süregelen en büyük sorun “İlliyet Bağı” (Hastalık ile Görev arasındaki neden-sonuç ilişkisi) ispatıydı. İdare ve Mahkemeler, “İşitme kaybın var ama bunun silah sesinden olduğunu sen belgelemelisin” diyerek yükü personele yıkıyordu. Personel doktor olmadığı için bu bağı kuramıyor ve davalar kaybediliyordu. Vazife malullüğünde ispat yükü bireylerin üzerine yükleniyor ve bu durum mağduriyetlere neden oluyordu.
Ancak Anayasa Mahkemesi, 16 Ocak 2026 tarihli Resmi Gazete‘de yayımlanan (2021/60587 s. Bireysel Başvuru) ile bu “adaletsiz yükü” ortadan kaldırdı.

Olayın Özeti: “Komando Olamaz” Raporu ve İşitme Kaybı
Başvurucu, yıllarca Komando Tugaylarında görev yapmış bir Uzman Çavuş’tur. Ağır silah ve mühimmat seslerine maruz kalmış, sonuçta “İki taraflı işitme kaybı” teşhisiyle “TSK’da görev yapamaz” denilerek Adi Malul (Normal Emekli) edilmiştir . Personel, “Benim kulağım operasyonlarda bitti, beni Vazife Malulü sayın” demiştir. Ancak İdare ve Mahkeme; “Hastalığının askerlikten olduğunu gösteren belge sunmadın” diyerek davayı reddetmiştir.
Hukuki Dönüm Noktası: “Silahların Eşitliği İlkesi”
Eskiden mahkemeler sadece dosyaya giren evraka bakardı. AYM ise bu kararla **”Resen Araştırma İlkesi”**ni hatırlattı. AYM özetle şunu dedi: “Vatandaşın elinde, hastalığının sebebini gösterecek teknik bir cihaz veya tıbbi bilgi yoktur. Onu İdare karşısında yalnız bırakamazsın.”
Anayasa Mahkemesi Ne Karar Verdi?
Yüksek Mahkeme, yerel mahkemenin “Belge sunmadın, ret” kararını hak ihlali saydı ve şu kritik ilkeyi koydu:
- Vatandaşı Ezme: Davacının iddiası (silah sesi = işitme kaybı) hayatın olağan akışına uygundur, temelsiz değildir.
- Mahkeme Araştırsın: Tıbbi nedensellik bağını kurmak mahkemenin işidir. Mahkeme, personeli tam teşekküllü bir hastaneye veya Adli Tıp’a sevk edip Bilirkişi Raporu almak zorundadır .
- Yeniden Yargılama: Eksik inceleme ile verilen ret kararı bozulmalı, dosya bilirkişiye gitmelidir.
Sonuç olarak;
- “Hastalığın görevle ilgisini ispatlayamadınız”,
- “Elinizde olay tutanağı veya rapor yok” gibi gerekçelerle reddedilen davalarda; bu AYM kararı emsal gösterilerek Yargılamanın Yenilenmesi veya temyiz aşamasında bozma talep etme hakkı gündeme gelebilir.
- Vazife malullüğünde ispat yüküne ilişkin bu karar hukuk devleti ve idarenin sorumluluğu konularında oldukça kritik öneme sahiptir. Pek çok hukuki ihtilafta zayıf konumda olan bireylere ispat yükünün bırakılması hak kayıplarına neden olmaktadır. Özellikle idare hukukunun doğası gereği gerekli durumlarda Mahkemeler resen araştırma ile hakkın teslimini sağlama konusunda görevlidirler.

