Başvuru sahibi, kamulaştırmasız el konulması nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali ve uzun süren yargılamanın makul süre içinde tamamlanmaması gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne başvurmuştur. Mahkeme, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine ve makul sürede yargılanma hakkının da ihlal olduğuna karar vermiştir. Sonuç olarak, başvurucuya 40.000 TL manevi tazminat ödenmesi yönünde hüküm verilmiştir.
Ana Noktalar
- Başvuru, aleyhe vekalet ücreti hükmedilmesi nedeniyle mülkiyet hakkının ihlali iddiasına dayanıyor. Somut olayda idarenin yasal prosedüre uymak yerine taşınmaza fiilî el atmada bulunmuş olması nedeniyle dava açmak zorunda bırakılan başvurucu, bu dava sonucunda lehine takdir edilen 9.034 TL tazminat karşısında aleyhine hükmedilen 5.560 TL vekâlet ücretiyle karşı karşıyadır. Buna göre başvurucu lehine hüküm altına alınan tazminatın yarısından fazlasını yargılama gideri olarak ödemek zorunda kalmıştır. Bu durumda başvurucunun taşınmazına yönelik el atmanın gerçek karşılığının başvurucuya ödendiğinden bahsedilmesi mümkün görünmemektedir. Bu durumda, başvurucunun, elde ettiği tazminatın büyük bir kısmının yargılama gideri olarak kesileceği belirtilmiştir.
- Başvurucu, 2011 yılında bir tazminat davası açmış, ancak başvurunun ardından uzun bir yargılama süreci yaşanmıştır.
- Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkının ihlal edildiğine dair yapılan başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir.
- Yargı sürecinin 8 yıl 2 ay 26 gün sürmesi, makul süre içinde yargılanma hakkının ihlal edildiğini göstermektedir.
- Anayasa Mahkemesi, mülkiyet hakkı ve yargılanma hakkında yapılan iddiaları olumlu değerlendirmiştir.
- Sonuçta, başvurucuya 40.000 TL manevi tazminat ödenmesine ve yeniden yargılama yapılmasına karar verilmiştir.