Çifte vatandaşlık hakkına sahip olan Türk vatandaşlarının, tabiiyetinde bulundukları diğer ülkede yaptıkları askerlik hizmetinin Türkiye’de sayılması (muafiyet) işlemleri, yıllardır karmaşık hukuki süreçlere sahne olmaktadır.Günümüzün hızlı ve gelişen dünyasında her dakikanın kıymeti daha da artmışken çifte vatandaşların askerlik muafiyeti konusu bir nevi mülkiyet hakkı niteliğindeki zamanlarının korunması açısından büyük önemi haizdir.
Özellikle 2019 yılında yürürlüğe giren 7179 sayılı Askeralma Kanunu ve sonrasında çıkarılan yönetmeliklerle, eski kanun döneminde askerliğini yapmış vatandaşlara getirilen kısıtlamalar büyük mağduriyetler yaratmıştı. Danıştay 10. Dairesi’nin yakın tarihli (2022/6430 E., 2025/5232 K.) kararı, bu mağduriyetleri gideren ve “kazanılmış hakları” koruyan çok önemli bir emsal niteliğindedir.
Aşağıda, çifte vatandaşları “yoklama kaçağı” durumuna düşmekten kurtaran bu önemli iptal kararının detaylarını inceliyoruz.

Uyuşmazlığın Kaynağı: Muafiyet Başvurularına Getirilen Tarih Kısıtlaması
Dava konusu olayda; Türk ve Avusturya çifte vatandaşı olan davacı, 2004 yılında Avusturya’da askerlik hizmetini tamamlamıştır. O dönem yürürlükte olan Mülga 1111 sayılı Askerlik Kanunu‘na göre, davacının bu hizmetini belgeleyerek Türkiye’deki askerlikten muaf sayılma hakkı bulunmaktadır ve eski kanunda bu başvuru için herhangi bir süre sınırı öngörülmemiştir.
Ancak, 26 Haziran 2019’da 7179 sayılı yeni Askeralma Kanunu yürürlüğe girmiş ve ardından yayımlanan Askeralma Yönetmeliği’nin Geçici 1. maddesinin 5. fıkrasına şu kural eklenmiştir:
“Mülga 1111 sayılı Kanun kapsamında muafiyet hakkı olanların Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce dış temsilciliklere başvurmuş olmaları halinde bu talepleri yerine getirilir.”
Milli Savunma Bakanlığı (Askerlik Şubesi), davacının muafiyet başvurusunu 26 Haziran 2019’dan önce yapmadığı gerekçesiyle reddetmiş ve davacıyı “yoklama kaçağı/bakaya” olarak ilan ederek işverenine bildirimde bulunmuştur. Bunun üzerine davacı, hem bireysel işlemin hem de yönetmelikteki ilgili ibarenin iptali için Danıştay’da dava açmıştır.
Danıştay’ın İptal Gerekçesi: Normlar Hiyerarşisi ve Hukuki Güvenlik
Danıştay 10. Dairesi, idarenin işlemini ve yönetmelikteki “Kanunun yürürlüğe girdiği 26/6/2019 (hariç) tarihinden önce” ibaresini açıkça hukuka aykırı bularak iptal etmiştir. Kararın dayandığı temel hukuki gerekçeler şunlardır:
1. Yönetmelik, Kanunun Vermediği Bir Sınırlandırmayı Getiremez
Anayasa’nın 124. maddesi uyarınca idareler yönetmelik çıkarabilir; ancak normlar hiyerarşisi gereği bir yönetmelik, dayandığı kanuna aykırı olamaz ve kanunun tanıdığı bir hakkı daraltamaz. 7179 sayılı Askeralma Kanunu’nda, eski kanun döneminde hakkı doğanların başvuru yapmasını engelleyen veya süre sınırı koyan hiçbir hüküm bulunmamaktadır. Kanunda olmayan bir kısıtlamanın yönetmelikle getirilmesi yetki aşımıdır.
2. Kanunların Geriye Yürümezliği ve Kazanılmış Haklar
Danıştay, Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) içtihatlarına atıf yaparak; muafiyete konu askerlik hizmetini eski kanun (1111 sayılı Kanun) yürürlükte iken yapanların haklarının, o dönemin yasalarına göre değerlendirilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Eski yasada başvuru için bir süre sınırı olmadığından, vatandaşın hakkı yıllar sonra bile bakidir.
3. Belirlilik ve Öngörülebilirlik İlkesi
Hukuk devletinde yasal düzenlemeler kişi ve idare yönünden açık, net ve öngörülebilir olmalıdır. Kişilerin geçmişte yasalara uygun olarak kazandıkları hakların, sonradan çıkarılan idari düzenlemelerle fiilen kullanılamaz hale getirilmesi hukuk güvenliği ilkesini zedeler.
Kararın Sonuçları: Çifte Vatandaşları Ne Bekliyor?
Bu iptal kararı, yurt dışında yaşayan veya kesin dönüş yapmış çifte vatandaşlar için çok kritik sonuçlar doğurmaktadır:
| Kimleri Kapsıyor? | Ne Anlama Geliyor? |
| Hizmetini 2019 Öncesi Yapanlar | Askerliğini 26 Haziran 2019’dan önce, 1111 sayılı yasa döneminde yabancı bir ülkede yapmış olan çifte vatandaşlar, muafiyet başvurularını herhangi bir süre sınırına takılmadan yapabilirler. |
| Yoklama Kaçağı Görünenler | Sırf 2019’dan önce başvuru yapmadığı için başvurusu reddedilen ve yoklama kaçağı durumuna düşürülen vatandaşların idari işlemleri hukuka aykırı hale gelmiştir. |
| İş Hayatına Etkisi | Yoklama kaçağı statüsü nedeniyle işverenlerine bildirim giden ve işini kaybetme riski yaşayan vatandaşlar, bu yargı kararına dayanarak durumlarını düzelttirebilirler. |
Özetle; Danıştay 10. Dairesi, idarenin yasayı aşarak yönetmelikle vatandaşın kazanılmış hakkını sınırlandıramayacağına hükmetmiştir. Eğer siz de çifte vatandaş statüsündeyken diğer ülkedeki askerlik hizmetinizi 2019 yılından önce tamamladıysanız, konsolosluklar veya askerlik şubeleri üzerinden muafiyet işlemlerinizi bu emsal kararı emsal göstererek yürütebilir, olası idari ret kararlarına karşı iptal davası açarak mağduriyetinizi giderebilirsiniz. Bu karar ile Danıştay, bir işlemin sırf başvuru tarihi nedeniyle maddi gerçeğin etkilerini ortadan kaldırmasını hukuka aykırı bulmuştur.

